Dünya Mantık Günü için Çağrı

Dünya Mantık Günü’nün üçüncüsünü, 14 Ocak 2021 tarihinde, saat 22:00‘da, video konferans üzerinden, Prof. Dr. Şafak Ural‘ın Dünya Mantık Günü Bildirisi ile kutlayacağız. Prof. Dr. Şafak Ural’ın bildirisi üzerinden, mantığın günümüz koşullarındaki yeri ve imkânını ele alacağımız bir panelimiz olacak. Bütün mantık severleri bekleriz.

Etkinlik detayı ve video konferans katılım bilgilerine https://bitly.com/2XFolzy adresinden erişebilirsiniz.

(14 Ocak 2021’de gerçekleştirdiğimiz Dünya Mantık Günü etkinliğinin video kaydına http://bitly.com/38Ll484 adresten erişebilirsiniz.)

Şafak Ural’ın Kaleminden Dünya Mantık Günü Bildirisi

Postmodern Mantık

Çağları genellikle teknolojik araçlar (taş devri, yapay zeka çağı), kavramsal özellikleri veya kronolojik bakış açısıyla (Antikçağ, Ortaçağ, Modern Çağ) adlandırırız. “Postmodern doğru” kavramını ise, çağımızın toplumsal ve bireysel tavır alışını ifade etmek amacıyla kullanıyoruz.

“Doğru” kavramının arka planına Platon’un “İdealar” veya Aristoteles’in “cevher” kavramını koymak mümkündür. Bu kavram Ortaçağ’da “hakikat”, Modern Çağ’da “öz” kavramına evrilmiş, günümüzde ise “postmodern doğru” halini almıştır. Bu yeni “doğru” kavramı, önceki “doğru” kavramlarının felsefi yorumlarının şüphesiz bütünüyle dışındadır; çünkü artık tek bir “doğru”dan, bir “hakikat”ten değil, kişisel tercihlere ve toplumsal seçimlere göre değişen bir kavramdan söz etmek gerekmektedir.

Mantık yasaları aslında çok önceden “yasa” olmaktan çıktı, geleneksel “mantık” ve güvenilir mantıksal düşünce anlayışı gibi kavramlar da ortalıktan çekildiler. Yeni “mantık” kavramı da postmodern bir özellik kazandı.

Günümüz mantık anlayışının, “mantık nedir?”1 gibi bir soruyu yepyeni tanımlarla cevaplandırma girişimi, geleneksel “mantık” kavramının içeriğinin bütünüyle geride kaldığının diğer bir göstergesidir.

Çok iyi bilindiği gibi, bir formel sistem olarak mantık, günlük konuşma dilinden bağımsızdır ve içinde niyetlere yer vermez. Öte yandan bakış açımızı karakterize eden toplumsal koşullar ve bireysel tercihlerimiz, düşünce tarzımızı karakterize etmekle birlikte, bazı çıkarım kurallarına ihtiyaç gösterirler. Çıkarım kuralları, düşünce tarzımız kadar mantık sistemleri için de gereklidir. Ekonomik, teknolojik, bilimsel, kültürel, tarihi veya teolojik koşullara bağlı olarak her çağ, kendine özgü bir bakış açısına, bir düşünce tarzına sahiptir. “Postmodern mantık” açısından çağımız dikkate alınırsa, özellikle farklı mantık sistemlerinden ve düşünce tarzlarından söz etmek yerinde olacaktır.

Örneğin, tutarlı-ötesi mantık (paraconsistent logic), tutarlı bir mantık sistemidir; fakat geleneksel mantık tanımları ile ilişkilendirilemeyecek karşıt yargılar (örneğin, teoloji ve günlük yaşamda karşımıza çıkan) aracılığıyla düşünebilmeye ve çıkarım yapabilmeye olanak vermektedir.2 Tarih boyunca çokça tartışılmış “inanç mı, akıl mı?” gibi bir sorunun, günümüz (postmodern) mantığı açısından bakıldığında, önemini ve değerini yitirdiğini söylemek gerekir. Çünkü artık “mantık ve düşünce yasaları”, “inanç” gibi kavramlar eski anlamlarını kaybetmişlerdir. “Solipsist mantığın”3 bazı eski sorunlara cevap aramada bize yeni olanaklar sağladığına inanıyorum.

Prof. Dr. Şafak Ural4
14 January 2021

1 Bkz: Jacquette, D. (Ed.) (2007) Philosophy of Logic, NH, Elsevier
2 Bkz: Béziau, J.Y., Carnielli, W., Gabbay, D. (Eds.) (2007) Handbook of Paraconsistency, Studies in Logic Vol. 9, College Pub.
3 Ural, S. (2019) Solipsism, Vernon Press
4 İstinye Üniversitesi, İstanbul, Türkiye

Prof. Dr. Şafak Ural’ın Özgeçmişi

1948 yılında Ankara’da doğan Şafak Ural, 1971 yılında DTCF Felsefe Bölümü’nden mezun oldu. 1977 yılında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sistematik Felsefe kürsüsüne asistan olarak atandı. 1978 yılında “Pozitif Bilimlerde Basitlik İlkesinin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme” başlıklı çalışmasıyla Doktor unvanını aldı. 1979-1980 yıllarında Viyana Üniversitesi I. Felsefe Enstitüsünde çalışmalar yaptı. 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sistematik Felsefe ve Mantık Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. 1983 yılında Doçent oldu. 1988 yılında Profesör unvanını aldı. İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevini 2004-2009 tarihleri arasında yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde, kurucusu ve başkanı olduğu Mantık Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak 2000-2015 yılları arasında görev yapmış; İstanbul Üniversitesi Mantık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni 2014 yılında kurmuş ve 2015 yılına kadar başkanlığı sürdürmüş; 1989-2015 yılları arasında Felsefe Bölümü başkanlığını yürütmüştür. 16 Aralık 2014 tarihinde Mantık Derneği’nin kurucu yönetim kurulu başkanı olmuş ve 12 Ocak 2015 tarihinden Mantık Derneği ilk başkanı olarak seçilmiştir. 2012 yılından beridir Mantık Çalıştayı’nı, 2014’ten beridir Mantık Yaz Okulu’nu düzenlemektedir.

Kaynak: https://www.safakural.com/ozgecmis

Communiqué for World Logic Day by Şafak Ural

Postmodern Logic

The concept of “truth” evolved from Plato’s Idea or Aristotle’s Substance through the concept of “truth” of the Middle Ages and the concept of “essence” of the Modern Age to the concept of “postmodern truth” in the 21st century. This new conception of “truth” deformed its previous philosophical interpretations, since there is no “unique truth” anymore: “truth” depends on personal preferences and social choices.

The laws of logic had disappeared long ago, nothing left behind in terms of the traditional concept of “logic,” “sound,” and “reliable” logical thought. The new logical systems now reflect the “postmodern” character, too! Today’s concept of logic, requiring new definitions for the question of what logic is, makes it clear that we have now totally lost the traditional concept of “logic.”1

As it is well-known as a formal system, logic is undoubtedly independent of our daily language and intentions. On the other hand, social conditions and individual preferences that may characterize a particular way of thinking require some inference rules. We need inference rules for the ways of thinking as well as for the logical systems. Depending on economic, technological, scientific, cultural, historical, or theological conditions, every epoch reflects a particular way of thinking that is expressible through different logical systems. “Postmodern logic” characterizes not only different studies of logic but also our way of thinking and the paradigm of our century.

Paraconsistency, for instance, is a sound logical system making it possible for us to think in line with some controversial judgments found in theology and daily life.3 It looks like we will not be able to use the traditional definition of logic anymore. The most effective traditional problems like “believing or reasoning,” for instance, will not be meaningful anymore since the concepts of “reason” and “belief” lose their meanings together with “logic.” I believe that “solipsist logic”4 can provide us with new opportunities for elaborating on some old problems.

Prof. Dr. Şafak Ural4
14 January 2021

1 Cf. Jacquette, D. (Ed.) (2007) Philosophy of Logic, NH, Elsevier
2 Cf. Béziau, J.Y., Carnielli, W., Gabbay, D. (Eds) (2007) Handbook of Paraconsistency, Studies in Logic Vol. 9, College Pub.
3 Ural, S. (2019) Solipsism, Vernon Press
4 İstinye University, İstanbul, Turkey

Biography of Prof. Dr. Şafak Ural

Şafak Ural was borned in Ankara in 1948. He graduated with a degree in Philosophy from Ankara University in 1971. After completing his studies, he continued his academic career at Istanbul University where he worked in the Department of Systematic Philosophy. In 1978 he received his doctorate for his thesis, “An Essay on the Determination of the Simplicity Principle in Positive Science”. Since finishing his doctoral thesis, Ural has worked as a visiting professor in Austria (Vienna and Innsbruck), the USA (Rutgers), Hungary (Budapest) and various universities in Istanbul. Attending many international conferences in the USA, Brazil, India and Singapore has allowed Ural to further develop his thesis on solipsism. He is the founder of the Department of Logics at Istanbul University and the Turkish Logic Society. He is also responsible for organizing several international conferences at Istanbul University.

Teo Grünberg’in Kaleminden Dünya Mantık Günü Bildirisi

Mantık ve Mantık Sistemleri

Hemen hemen her özel çalışma alanı için o alana özgün bir mantık sistemi kurulabilir. Bu sistemlerin çoğu klasik mantık olarak da bilinen özdeşlikli birinci-basamak mantığının eklentileridir. Bunlardan bazıları kipler mantığı, bilgisel mantık, deontik mantık (ödev mantığı) ve zaman mantığı olarak sıralanabilir. Ancak sezgisel mantık ve kuantum mantığı gibi kimi sistemler vardır ki; bu sistemlerde bazı klasik mantık yasaları geçerli olmadığından, bunlar klasik mantığın eklentileri olmayan sistemlerdir. Bu sistemlerin gerek felsefenin çeşitli alanlarına gerekse bilim ve matematiğe uygulamaları iyi bilinir.

Alan Berger, Kripke’nin 1974’te Princeton’da lisansüstü öğrencilere verdiği bir seminerde yapmış olduğu önemli bir ayrımı ayrıntılı olarak tartışır. Özetle, bu ayrım yukarıda sözünü ettiğimiz mantık sistemleri ile mantığın kendisi arasındaki ayrımdır. Kripke, bu bağlamda, bir mantığı benimseme ve aynı şekilde alternatif bir mantığı benimseme meselesini gündeme getirir. Onun sonucu, “bir mantığı benimseme” kavramının tutarsız olduğudur.Sonsuz bir gerilemeye dayanan akılyürütmesi şu şekilde yorumlanabilir. Yeni bir mantık sistemini araştırmak, anlamak veya kurmak için, öncül bir mantık sistemine gerek duyulacaktır, dolayısıyla da bu sonsuz bir gerilemeye yol açacaktır. Dolayısıyla mantığın kendisi mantık sistemlerinden biri olamaz. Daha ziyade, günümüzde kurulmuş tüm mantık sistemleri veya gelecekte kurulabilecek olan sistemler tarafından varsayılan bir şeydir. Ne olduğunu açıklamaya çalıştığınızda, zaten yeni bir mantık sistemi oluşturmaya başladığınızdan, mantığın kendisi için başka hiçbir şeyin söylenemeyeceğini unutmayalım.

Belki de sonsuza dek gerilemeyi durdurmanın tek yolu mantığın mantıksal-olmayan terimlerle açıklığa kavuşturulmasıdır. Son zamanlarda Robert Hanna’nın 2006 yılında yayınlanan Rationality and Logic adlı kitabını okurken, “tek bir evrensel proto-mantık” ve yukarıda bahsettiğimiz “tüm klasik ve klasik-olmayan mantık sistemleri” arasında yaptığı ilginç bir ayrımla karşılaştım. Hanna, ayrıca, tüm mantıksal sistemlerin bu proto-mantık yoluyla kurulduğunu iddia etmektedir.  Bu ayrımın, Kripke’nin mantık ve mantık sistemleri arasındaki yaptığı ayrıma nasıl çarpıcı bir şekilde benzediğine dikkat edelim.

Her durumda, Kripke mantığın ne olduğu konusunda önemli bir konuya değinmiştir. Bu konuda yeni çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Prof. Dr. Teo Grünberg
14 Ocak 2020

Prof. Dr. Teo Grünberg’in Özgeçmişi

1927 yılında İstanbul’da doğan Teo Grünberg, 1950 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuş, 1964 yılında aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden Doktora derecesini alarak, 1970 yılında Doçent, 1979 yılında da Profesör olmuştur. 1962-66 yıllarında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde konferansçı ve uzman olarak, 1966-82 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Beşeri İlimler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmıştır. 1983-1994 yıllarında kurulması için öncülük ettiği ODTÜ Felsefe Bölümü’nün başkanlığını yürütmüştür. Teo Grünberg 1994 yılında emekli olduktan sonra da aynı bölümde derslerine devam etmekte olup hâlâ hazırda üç doktora öğrencisinin tezlerini yönetmektedir.

Profesör Teo Grünberg 1967 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesi lise modern mantık reform komisyonu üyesi, 1967-76 yıllarında lise felsefe öğretmenlerine hizmet içi modern mantık yaz kursları öğretim üyesi olarak görev yapmıştır.

Mantığa dayalı analitik düşünme geleneğinin, felsefe eğitim ve araştırmaları için vazgeçilmez bir öğe olması yönünde çaba gösteren Teo Grünberg’in bir bölümü uluslararası dergilerde yayınlanmış 35’i aşkın makale ve bildirisi ile 20’ye yakın kitabı bulunmaktadır.

Modern mantığı Türkiye’de üniversite ve lise eğitimi düzeyinde kabul ettirip yaygınlaştırması, çok sayıda eleman yetiştirerek bu alanın ülkemizde kurumsallaşmasında ve gelişiminde belirleyici hizmetleri nedeniyle Prof. Dr. Teo Grünberg’e 1998 yılında Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü verilmiştir.

Communiqué for World Logic Day by Teo Grünberg

Logic and Systems of Logic

One can construct nearly for every field of study a system of logic which is specific to this field. Many of these systems are extensions of first-order logic with identity (also known as classical logic). To list some of them, we have modal, epistemic, deontic, and tense logic. All of these are extensions of classical logic. But there are other systems that are not extensions of classical logic, like intutionist logic and quantum logic as some of the laws of classical logic do not hold in these systems. The applications of these systems in various branches of philosophy as well as science and mathematics are well known.

Alan Berger extensively discusses an important distinction Kripke had drawn in a graduate seminar he gave at Princeton in 1974. The distinction in a nutshell is between systems of logic, like the ones we have mentioned above, and logic itself. He raised the issue of whether we adopt a logic and likewise adopt an alternative logic. His conclusion is that the notion of “adopting a logic” is incoherent. His argument, which relies on an infinite regress, can be construed as follows. In order to investigate, understand or construct a new system of logic one would need an antecedent system of logic and so ad infinitum. Therefore logic itself cannot be one of the systems of logic. It is rather something that is presupposed by all presently constructed systems of logic or those that would be constructed in the future. Note that nothing else can be said for logic itself since once you attempt to explain what it is you already start constructing a new system of logic.

Perhaps the only way to stop the regress is to try to elucidate what logic is in non-logical terms. While recently reading Robert Hanna’s book Rationality and Logic published in 2006, I came across with an interesting division he made between “a single universal protologic” and “all classical and non-classical logical systems” we have mentioned above. He further claims that all logical systems are constructed by means of the protologic. Notice how this division is strikingly similar to Kripke’s contrast between logic and systems of logic.

In any case, Kripke touched upon an important issue about what logic is. I think it would be essential to have new studies on this subject.

Prof. Dr. Teo Grünberg
14 January 2020

Biography of Prof. Dr. Teo Grünberg

Teo Grünberg was born in Istanbul in 1927. He received his Ph.D. in Philosophy in 1964, Istanbul University. He became Assistant Professor in 1966, Associate Professor in 1970, and Professor in 1979 in the Middle East Technical University.

Teo Grünberg worked as faculty during 1962-66 in the Philosophy Department, Istanbul University, and during 1966-82 in the Humanities Department, Middle East Technical University as Chairman of which he was the founder. He retired in 1994 and worked in the same department as adjunct faculty during 1994-2002. He was also an adjunct faculty during 1968-79 in Philosophy Department, Ankara University, and during 1989-90 in the School of Engineering, Bilkent University.

Teo Grünberg in collaboration with his colleague Hüseyin Batuhan initiated the modern logic reform in high school teaching undertaken by the Ministry of Education, starting from 1966. He lectured during 1968-76 in the summer courses in modern logic for high school teachers organized by the Ministry. He initiated also the teaching of modern logic in various universities and contributed to the training of large number of faculties in this field.

He is the author of more than fifteen books and 35 articles, some of which published in international journals, in the fields of modern logic and analytic philosophy.

Dünya Mantık Günü için Çağrı

Dünya Mantık Günü’nün ikincisini, 14 Ocak 2020 tarihinde, saat 14:00‘da, İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Kongre ve Kültür Merkezi‘nde, Prof. Dr. Teo Grünberg‘in Dünya Mantık Günü Bildirisi ile kutlayacağız. Bildiri akabinde günümüzde mantık çalışmalarını ele alacağımız bir panelimiz olacak. Bütün mantık severleri bekleriz.

Program

Tutarsızlığın İz Sürücüsü: Teo Grünberg
Prof. Dr. Zekiye Kutlusoy

Dünya Mantık Günü Bildirisi:
Prof. Dr. Teo Grünberg

Panel:
Prof. Dr. Şafak Ural
Prof. Dr. Zekai Şen
Prof. Dr. Zekiye Kutlusoy
Prof. Dr. Hasan Bülent Gözkân
Prof. Dr. Sevinç Gülseçen
Prof. Dr. İsmail Latif Hacınebioğlu
Prof. Dr. Yücel Yüksel
Doç. Dr. Nazlı İnönü
Doç. Dr. Özgüç Güven
Dr. Öğr. Üyesi Vedat Kamer (Moderatör)

Tarih: 14 Ocak 2020 Salı, 14:00
Yer: İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Kongre ve Kültür Merkezi

Facebook Etkinlik Sayfası: https://www.fb.com/events/777111196104269/
Konum: https://goo.gl/maps/zht3S9qm275JeDCZ8
Afiş (PDF): http://bitly.com/35AQr0c

Dünya Mantık Günü

Bugün ilk defa Dünya Mantık Günü kutlanıyor. Jean-Yves Béziau’nun önerisi ve girişimi ile bugün 32 ülkede mantık konuşulacak. Béziau’nun gayesi mantığı olması gereken yere, yani birinci sıraya taşımak. Dünya Mantık Günü’nün Türkiye’deki paydaşları olarak bizler de aynı gayeyi taşıyoruz. Bunun için Türkiye’deki bütün mantıkçıları, bugün mantık yapmaya, mantığı konuşmaya çağırıyoruz.

14 Ocak, Alfred Tarski’nin doğum günü, Kurt Gödel’in de ölüm günü olması vesilesi ile Dünya Mantık Günü için tercih edilmiş. Bununla birlikte yılın ilk günleri de, mantığı yıl boyunca konuşmak için bize iyi bir fırsat sunuyor. Mantığın her gün konuşulmasını diliyoruz.

20. yüzyılda Türkiye’deki mantık çalışmalarının iki temel direğinden birini inşa eden, Hocamız Prof. Dr. Necati Öner’i (1926-2019) 2 Ocak’ta kaybetmenin üzüntüsünü taşıyoruz. Değerli hocamıza Allah’tan rahmet, felsefe ve mantık camiasına başsağlığı dileriz. Geçen yıl, 18-19 Nisan 2019 tarihlerinde, Mardin Artuklu Üniversitesi’nde düzenleyeceğimiz IX. Uluslararası Mantık Çalıştayı’nı Prof. Dr. Necati Öner adına yapılmasını karar vermiştik. Bu yılki Mantık Çalıştayı’nda Hocamız Prof. Dr. Necati Öner’in mantığa katkılarını da konuşup Hocamızı anacağız.

20. yüzyılda Türkiye’deki mantık çalışmalarının diğer temel direği olan Hocamız Prof. Dr. Teo Grünberg’e (1927) de sağlık ve afiyet dileriz.

Son yirmi yılda, Türkiye’de mantığın kurumsallaşması adına önemli adımlar atıldı. Bu adımların hiç kuşkusuz en önemli olanı, 2000 yılında Prof. Dr. Şafak Ural tarafından Mantık Anabilim Dalı’nın kurulmuş olmasıdır. Geçen yıl, 26 Ocak 2018’de, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde yapılan bir toplantı ile, Hocamız Prof. Dr. Şafak Ural’ın mantığa ve felsefeye katkılarını ele almış, 70. yaş gününü birlikte kutlamıştık. Hocamız Prof. Dr. Şafak Ural, 21. yüzyılda mantığın Türkiye’de kurumsallaşmasının öncülerinden biri olmuştur.

Son on yılda içinde, 2012’den itibaren Mantık Çalıştayı düzenlenmeye başlandı. Bunu 2014’te İstanbul Üniversitesi Mantık Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Mantık Derneği’nin kurulması izledi. Eylül 2014’te Mantık Yaz Okulu düzenlenmeye başlandı. 2015’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Berimsel Ontoloji Laboratuvarı kuruldu. Haziran 2015’te UNILOG 2015: 5. Evrensel Mantık Dünya Kongresi ve Okulu İstanbul’da yapıldı. Dünyanın dört bir tarafından 400’e yakın mantıkçı, bu kongre ile İstanbul’da bir araya geldi. 2016’da Mantık Derneği Yayınları kuruldu ve aynı yıl ilk iki kitabını yayımladı.

Türkiye’deki mantık çalışmaları, kurumsallaşmanın getirdiği ahenk ve birlikte çalışma imkânları sayesinde, felsefenin dışına taşmış, matematik ve bilgisayar bilimlerinin de katkı sağladığı bir alan haline gelmiştir. 2019’da mantığın interdisipliner çalışma imkânlarını genişletmek ve Türkiye’de mantığın kurumsallaşmasını geliştirmek adına; bir mantık dergisi oluşturmayı, bir mantık girişimi teşkil etmeyi, felsefe kökenli mantık eğitimine yazılım geliştirmenin dahil edilmesi için girişimlerde bulunmayı planlıyoruz.

Türkiye’deki bütün mantıkçıları, mantığı olması gereken yere, birinci sıraya koymak için çalışmaya ve katkı sağlamaya devam ediyoruz.

Dünya Mantık Günü kutlu olsun!

Dr. Vedat Kamer
İstanbul Üniversitesi Mantık Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Mantık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Mantık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi